20 Mayıs 2011 Cuma

‘Bizi ancak Ayşe Paşalı kararı rahatlatır’

İstanbul’da yine koca dehşeti yaşandı. Hülya Tazegül, Büyükçekmece’de ayrı yaşadığı eşi tarafından öldürüldü. Acılı ağabeyi, “Bundan sonra bizi Ayşe Paşalı’nın davasındaki karar rahatlatır” dedi.

İstanbul Büyükçekmece’de, bir çocuk annesi Hülya Tazegül (47), önceki akşam çalıştığı palaska atölyesinden çıkışta, ayrı yaşadığı kocası Turgay Tazegül (46) tarafından tabancayla öldürüldü.
3 ay önce evi terk etmişti Hülya Tazegül. 16 yaşındaki oğlu Onur’u da alıp başka bir eve çıkmış, boşanma davası açmıştı. Uzun süredir işsiz olan kocası n’aptı etti, eve dönmesini sağladı. Ama şiddet yeniden başladı; Hülya Tazegül evi ikinci kez terk etti. Önceki akşam 21.20 sıralarında iş çıkışı önünü kesti kocası. Konuşmak istedi. Olumsuz yanıt alınca da belindeki tabancayı çıkarıp ateş etmeye başladı. Hülya Tazegül yere yığılırken Turgay Tazegül tabancayı başına dayayıp tetiğe bastı. Gelen sağlık ekipleri Hülya Tazegül’ün öldüğünü tespit etti. Ağır yaralanan Turgay Tazegül de hastaneye kaldırıldı.

‘Kendini feda etti’
Dün Hülya Tazegül’ün acılı ağabeyi İmran Çiftçi, cenaze işlemleri için Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’ndaydı.  17 yıllık evliliği boyunca kız kardeşinin şiddet gördüğünü belirten Çiftçi, şunları anlattı:
“Kız kardeşim de bize bir zarar gelmesin diye bu zamana kadar çekiyormuş. ‘Kardeşlerini öldürürüm, ailenden kimseyi bırakmam’ diye tehdit ediyormuş. Bize zarar gelmesin diye kendini feda etti. Polise ve savcılığa birçok kez şikâyet dilekçeleriyle başvurduk. Bu vatandaş en son bir kere geldi. Gece saat 02.00’de 10 kiloluk balyozla kapıyı kırmış. İçeride de annemlerin yattığı odanın kapısını kırmış. Tam çocuğunun kafasına indirirken, kız kardeşim tutmuş. Kapının önündeki doğalgaz borusunu ateşe vermiş.
Bu sonu tahmin edebiliyorduk ki, jandarmaya, polise, savcıya gittik. Evi yaktığı gece beni çağırdılar, gittim annem, kız kardeşim, çocuk perişan. Kimi ararsınız siz, polisi. 6 tane polis arkadaş geldi. Sağa baktılar, sola baktılar, bize baktılar, ‘Biz bir şey yapamayız, yarın gidin şikâyetçi olun’ dediler.  Sabah gittik, bu sefer polisler demez mi, ‘Siz nasıl şikâyetçi olmazsınız, adam evi yakmış, biz onu tutarız da, içeri atardık.’
Bundan sonra hiçbir şey beklemiyoruz. Bizi Ayşe Paşalı’nın davasındaki karar rahatlatır. O olayı duyunca ben çok rahatlamıştım. Aynı şeyin başıma geleceğini bilmiyordum. Ama bunu düşünebiliyorduk. Çünkü adam yapışkan, gitmiyor.”


AYŞE PAŞALI DAVASI
Ölümle tehdit edilmesine rağmen boşanması gerekçe gösterilerek koruma altına alınmayan Ayşe Paşalı, eski eşi İstikbal Yetkin tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü. Kadına yönelik şiddetin sembolü haline gelen Ayşe Paşalı davasında, sanık İstikbal Yetkin’e Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti.



DAHA ÖNCE İKİ KEZ DÖVÜP EVİ YAKMAYA KALKMIŞ
Tazegül ailesinin daha önce de defalarca karakolluk olduğu ortaya çıktı. İlk olay, jandarma bölgesi olan evlerinde, 2010’un ilk aylarında meydana geldi. Turgay Tazegül, oğlu Onur ile kayınbiraderi İmran Çiftçi tarafından dövülüp bıçaklandı. Jandarma ekipleri tarafından soruşturması yapılan olayın ardından bu kez 2010 yılının temmuz ayında bir kez daha eve gelen Turgay Tazegül’ün, Hülya ile oğlu Onur’u dövdüğü öğrenildi. Bu olayla ilgili de jandarma tarafından işlem yapıldı.
Turgay Tazegül 18 Mart 2011’de yine eşi ile oğlu Onur’un yaşadığı eve geldi. İddiaya göre oğlu ve eşini darp eden Turgay Tazegül evi kundaklamaya çalıştı. Sonra da kaçtı. Bu olaydan 3 gün sonra, 21 Mart’ta Hülya Tazegül, savcılığa giderek eşinden şikâyetçi oldu. Polis, Turgay Tazegül’ün ifadesini aldı.
İmran Çiftçi, Turgay Tazegül’ün boşanmak istemediğini ve ölüm tehditlerinden dolayı koruma talep ettiklerini, ancak verilmediğini söyledi. Polis yetkililerinden alınan bilgiye göre ise, savcılığa yapılmış bir koruma talebi yok.


KADIN ÖRGÜTLERİ SORUYOR
‘Devlet daha kaç katil yaratacak?’
“Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”, bir çocuk annesi Hülya Tazgül’ün boşanma davası açtığı ve ayrı yaşadığı eşi Turgay Tazegül tarafından sokak ortasında tabancayla vurularak öldürülmesine isyan etti.
Geçen yıl Temmuz ayında çeşitli kadın örgütlerinin bir araya gelerek oluşturduğu platformun sözcülerinden İlke Acar, “Kocası tarafından sürekli tehdit edilen Tazegül savcılığa ve polise durumu bildirdi ancak devlet yine hiçbir önlem almadı. Daha kaç kadın benzer sebeplerle, aynı yöntemlerle öldürülecek? Kaç kadın suç duyurusuna cevap alamadığı için katledilecek? Devlet daha kaç katil yaratacak?” diye sordu.

‘TAKİPÇİSİYİZ’
Türkiye’de günde öldürülen kadın sayısının geçen yıl itibariyle üçten beşe çıktığını hatırlatan platform üyeleri, henüz Meclis’te görüşülmemiş kadına yönelik şiddeti önlemek için değişiklikler öngören yasa tasarısının takipçisi olmaya devam edeceklerini belirtti.
Yasal düzenlemelerdeki eksiklikler ile halihazırdaki yasaların amacına uygun biçimde uygulanmamasının yeni cinayetlere zemin hazırladığını belirten Acar, “Başbakanlık ‘Kadına yönelik şiddete sıfır tolerans’ diyor ancak kadın cinayetlerindeki artış oranı bir arpa boyu yol gidilmediğini gösteriyor” dedi.
Acar ayrıca başta 30 Mayıs’ta görülecek Münevver Karabulut davası olmak üzere bütün kadın cinayetlerinin de takipçisi olacaklarını belirtti.


Haberin Kaynağı

57 yıllık karısını öldürüp intihar etti

Konya’da, 77 yaşındaki bir adam, 57 yıllık karısını başına havan demiriyle vurup öldürdükten sonra kendini astı. Karısı, çocukları olmadığı için kocasına kendi elleriyle bir kuma bulmuştu...

 

Konya’nın Doğanhisar ilçesinde yaşayan 77 yaşındaki Orhan Baydemir ile 57 yıllık eşi 72 yaşındaki Ayşe Baydemir kendi hallerinde insanlardı. Orhan Baydemir tarım emeklisiydi... Önceki akşam saat 20.00 sıralarında Baydemir’e borcu olan bir adam kapılarına geldi. Ancak adam, Orhan Baydemir’i tavana asılı buldu. Karısı ise başına aldığı darbeyle cansız yatıyordu.
Olay yerinde inceleme yapan polis, Ayşe Baydemir’in başına havan demiriyle vurulduğunu belirledi. Havan demirinde Orhan Baydemir’in parmak izine rastlandı. Tavanda asılı bulunan Orhan Baydemir’in vücudunda bıçak izleri de vardı.

Yapılan ilk incelemelere göre, Orhan Baydemir, henüz belirlenemeyen bir nedenle tartıştığı karısı Ayşe Baydemir’i başına havan demiriyle vurup öldürdükten sonra tavana bağladığı ipe kendisini asarak intihar etmişti. Baydemir önce vücuduna bıçakla zarar vermek istemiş, başaramayınca kendini iple tavana asmıştı...

Komşuları, sakin bildikleri çiftin ölüm şekline şaşırırken bir dram da ortaya çıktı. Ayşe Baydemir, evliliklerinin 18. yılında, çocuklarının olmaması üzerine kocasına bir kuma bulmuş, imam nikâhıyla evlendirmişti.  Ancak sonra Ayşe Baydemir de hamile kalıp bir erkek çocuk doğurmuştu. Uzun süre aynı evde yaşayan Asliye Bahar’dan dört, Ayşe Baydemir’den de bir çocuğu olmuştu Orhan Baydemir’in...  

13 yaşındaki çocuğa ‘üst düzey’ tecavüz

Amasya’da ilköğretim öğrencisi 13 yaşındaki bir çocuk, 2 yıl önce dayısının tecavüzüne uğradı, ardından komşuları tarafından aralarında valilikte görevli bir üst düzey bürokratın da olduğu adamlara pazarlandı. Olayla ilgili 9 kişi tutuklandı.


AMASYA, şehrin üst düzey bürokrat ve esnafının da adının karıştığı tecavüz olayıyla çalkalanıyor. İlköğretim 6’ncı sınıf öğrencisi 13 yaşındaki D.K.’nin, komşusu Irak vatandaşı Zinah A.F. tarafından erkeklere pazarlandığı iddia ediliyor. Olay, 21 Mart’ta yaşanan kavga üzerine ortaya çıktı. Zinah A.F., kızı evine çağırarak, 2 erkeğe pazarlamak istedi. Bu sırada Zinah’ın kocası A.F. eve geldi. Aldatıldığını düşünen A.F., bıçakla karısını ve bir erkeği yaraladı. Emniyetteki ifadelerden kıza fuhuş yaptırıldığı belirlendi.

‘50 liraya pazarladı’

D.K., polisteki ifadesinde fuhuşa zorlandığını belirterek, şunları söyledi: “Zinah beni 8-9 aydır erkeklerle para karşılığı birlikte olmaya ikna etti. Erkeklerden 50 lira alıyor, bana da bazen 20-30 lira veriyordu. Annem parayı sorduğunda Zinah’ın verdiğini söylüyordum. Zinah, erkekleri cep telefonundan arıyordu. Bulunurlarsa teşhis ederim.” Olay günü evde yakalanan iş adamları H.Ö. ve M.Ö., kızın yaşını 19 olarak bildiklerini iddia ettiler.

Bürokrat da tutuklu

Zinah A.F. de suçlamayı reddederek, “D.K. evime gelir giderdi. Bana tecavüze uğradığını anlatmıştı” dedi. 22 Mart’ta hâkim karşısına çıkan Zinah A.F., H.Ö. ve M.Ö. tutuklandı.Telefon kayıtlarından ulaşılan kişiler emniyete davet edilerek, kıza teşhis ettirildi. 14 Mayıs’ta 6 kişi daha tutuklandı. Yaşları 45-62 arasında değişen tutuklananlar arasında iş yeri sahipleri ile bir bürokrat da bulunuyor. Amasya Valiliği’nde yardımlardan sorumlu bürokrat B.I., Zinah ile D.K.’nin yardım için geldiklerini, yardım alamayınca kendisine iftira attıklarını öne sürdü.

Bağırdım ama kimse sesimi duymadı

D.K., 21 Mart’ta polise verdiği ifadede, iki yıl önce kendisine dayısı H.A.’nın tecavüz ettiğini ancak korktuğu için bunu kimseye söyleyemediğini anlattı. Kız ifadesinde şöyle dedi: “Bundan 1.5 ya da 2 yıl kadar önce annemler gezmeye gittiklerinde şu an askerlik görevini yapmakta olan dayım H.A. bana tecavüz etti. Bağırdım ama kimseye sesimi duyuramadım. Korktuğum için kimseye bir şey söylemedim.”

Ara sıra sigara getirirdi, şüphelenmedim

Anne ve babasının ihmali bulunduğu gerekçesiyle küçük kız koruma altına alındı. Anne-baba için görüşme yasağı konuldu.

AMASYA’da yaşayan baba D.K., olaylardan haberi olmadığını belirterek, “3 çocuğumuz var. D.K. en büyüğüdür. Şimdi görüşemiyoruz. Bana ara sıra sigara getirirdi. Ben hiçbir şeyden şüphelenmedim. Zaten benim geceleri bekçilik yaptığım okulda öğrenciydi. Şimdi okulunu da değiştirdiler” dedi. Anne Z.K. ise konuşmak istemedi.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

"Kürtajla bu bebeği alın, yoksa canıma kıyarım"

“Eşim tecavüz etti, hamile kaldım” diyen genç kadın kürtajla bebeği aldırmak istedi. Ancak İl Sağlık Müdürlüğü “Kocanın da izni şart” gerekçesiyle bu talebi reddetti. “Kürtajla bebeği alın yoksa canıma kıyarım” diyen kadına baro sahip çıktı

İzmir’in Çiğli İlçesi’nde oturan 2 yıllık evli S.B., eşinin 1 yıl boyunca kendisine şiddet uyguladığını ve bardakla yüzünden yaraladığını iddia ederek polise başvurdu. Hamile olduğu belirtilen genç kadın eşinin yanına gitmek istemeyince Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü devreye girdi. S.B.’yi devlet koruması altına alıp, sığınma evine yerleştirdi. Şiddet mağduru S.B., Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne dilekçe vererek eşinin tecavüzü sonrası hamile kaldığını belirtti. Genç kadın “Eşim bana tecavüz etti. Bebeği istemiyorum. Eşimde kürtaj yaptırmama razı olmadı. Bebeği doğurmak istemiyorum. Beni koruyan devlet bana kürtaj yaptırsın” dedi.
ACİL KARAR ŞARTI
Sosyal Hizmetler İlMüdürlüğü, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’ne acilen dilekçe yazarak, S.B.’nin, yasal yoldan kürtaj talebinin gerçekleştirilmesini istedi. Ayrıca dilekçede S.B.’nin bebeği düşürmek için ilkel yollar denediğini, bebeğin 9 haftalık olduğunu, yasalara göre alınması için 10 haftalık sürenin geçirilmemesini, bu nedenle kararın acilen verilmesi gerektiğine yer verildi. Sağlık Müdürlüğü, gönderdiği yazıda kadının karnındaki bebeğin alınması için 2827 Sayılı Kanun’a göre, eşinin imzasının gerektiğini, olmadığı takdirde de kürtajın gerçekleşemeyeceğini açıkladı. Bunun üzerine şok yaşayan S.B., Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne ikinci bir dilekçe vererek “Eğer kürtaj olmazsam, kendime ve bebeğe zarar veririm” diyerek intihar edeceğini yazdı. Şiddet gören kadının kendisine zarar vermemesi için kurumları harekete geçiren Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, İzmir Barosu İnsan Hakları Müdürlüğü’ne yazı yazarak hukuki görüş istedi. Avukat Devrim Cengiz’in hazırladığı raporda, genç kadının eşinin tecavüzüne uğradığı, şiddet gördüğü için TCK’nın 99/6.maddesi gereğince, cinsel saldırıyı gerçekleştiren eşinin rızası alınmadan, acilen kürtaj yapılabileceğini bildirdi. Cengiz ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin örnek kararları bulunduğunu da belirtti.

KARAR BUGÜN

S.B.’ye İzmir Barosu, Adli YardımSistemi’nden avukat atadı. S.B.’nin avukatı, kürtaj için geçtiğimiz perşembe günü mahkemeye başvurarak bebeğin yasal olarak alınabilmesi için 1 haftalık sürenin kaldığını, eşinin bebeğin alınmasına razı olmadığını, ama annenin kendisine zarar verebileceğini belirterek, tedbir amaçlı kürtajın yapılmasını talep etti. Mahkemenin bugün karar vermesi bekleniyor.
ÖZELDE YAPTIRABİLİRDİ
İzmir barosu avukatlarından Aykut Dikencik, tecavüz mağduru kadının devlet ve özel hastanelerde eşinin rızası alınmadan kürtaj yaptırma hakkı olduğunu belirtti. Dikencik, “2827 sayılı Nüfus Planlama Kanunu’na göre, gebeliğin sona erdirilmesi için eşinin imzası şarttır. Ancak, kadın tecavüze uğramış ve bunu belgelemiş ise eşinin imzası gerekmez. Kendi rızası ile gebelik sona erdirilir. Tecavüz yok, eşinin imzası da alınmadan gebeliği sona erdirilmiş ise eşi kürtajı isteyen anne ve doktor hakkında dava açmaya hak kazanır” dedi. ‘ (KAYNAK: HABERTÜRK)
Haberin linki

21 Nisan 2011 Perşembe

Bir günde iki kadın cinayeti


Türkiye’de kadın cinayetlerinin önüne geçilemiyor. İzmir ve Mersin’de dün iki kadın cinayete kurban gitti.

 İzmir’in Bayındır ilçesinde çiftçi H.Ö., platonik aşkı olan 2 çocuk annesi 19 yaşındaki Rabia Üzümovalı’yı av tüfeğiyle başından vurarak öldürdü. Saldırıdan sonra kaçan H.Ö., dün gece jandarma tarafından suç aleti tüfekle yakalandı. H.Ö.’nün sorgusunun sürdüğü, işlemlerinin ardından bugün Adliye’ye sevk edileceği bildirildi. 

Mersin’de de inşaat işçisi Yılmaz Taş, eşi Aysel Taş’ı boğazını keserek öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alındı. Yılmaz Taş, polise verdiği ifadesinde 15 yıllık evli olduğunu tedaviye rağmen çocuklarının olmadığını söyledi. Eşiyle bu konu hakkında tartıştıklarını söyleyen Taş, kontrolünü kaybedip eşini öldürdüğünü itiraf etti.

17 Nisan 2011 Pazar

Taciz ettikleri kızın evine molotof attılar

Samsun’da Levent Fatih B. (21) ile Murat K. (31), sözle tacizde ettikleri 17 yaşındaki E.I. adlı kızın ağabeyi Y.I. (23) ile kavga etti

Kavganın ardından 2 şüpheli taciz ettikleri kızın evine molotofkokteyli atarak yangın çıkardı. Gözaltına alınan şüpheliler, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Olay, İlkadım ilçesi Fevziçakmak Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, fırında çalışan Levent Fatih B. ve Murat K. yoldan geçen E.I. adlı kızı sözle taciz etti. E.I.’nın ağabeyi Y.I., şüphelilerle  kavga etti. Levent Fatih B. ve Murat K. bir cam şişenin içine benzin doldurarak molotofkokteyli hazırladı. 2 kişi, molotofkokteylini yakarak E.I.’nin evlerinin camından attıktan sonra kaçtı. Evde çıkan yangın büyümeden söndürüldü. Aile, 2 şüpheliden şikâyetçi oldu. Polis, 2 şüpheliyi “ev kundaklama, kasten yaralama, hakaret ve cinsel taciz” suçlarından yakalayarak gözaltına aldı.