20 Mayıs 2011 Cuma

‘Bizi ancak Ayşe Paşalı kararı rahatlatır’

İstanbul’da yine koca dehşeti yaşandı. Hülya Tazegül, Büyükçekmece’de ayrı yaşadığı eşi tarafından öldürüldü. Acılı ağabeyi, “Bundan sonra bizi Ayşe Paşalı’nın davasındaki karar rahatlatır” dedi.

İstanbul Büyükçekmece’de, bir çocuk annesi Hülya Tazegül (47), önceki akşam çalıştığı palaska atölyesinden çıkışta, ayrı yaşadığı kocası Turgay Tazegül (46) tarafından tabancayla öldürüldü.
3 ay önce evi terk etmişti Hülya Tazegül. 16 yaşındaki oğlu Onur’u da alıp başka bir eve çıkmış, boşanma davası açmıştı. Uzun süredir işsiz olan kocası n’aptı etti, eve dönmesini sağladı. Ama şiddet yeniden başladı; Hülya Tazegül evi ikinci kez terk etti. Önceki akşam 21.20 sıralarında iş çıkışı önünü kesti kocası. Konuşmak istedi. Olumsuz yanıt alınca da belindeki tabancayı çıkarıp ateş etmeye başladı. Hülya Tazegül yere yığılırken Turgay Tazegül tabancayı başına dayayıp tetiğe bastı. Gelen sağlık ekipleri Hülya Tazegül’ün öldüğünü tespit etti. Ağır yaralanan Turgay Tazegül de hastaneye kaldırıldı.

‘Kendini feda etti’
Dün Hülya Tazegül’ün acılı ağabeyi İmran Çiftçi, cenaze işlemleri için Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’ndaydı.  17 yıllık evliliği boyunca kız kardeşinin şiddet gördüğünü belirten Çiftçi, şunları anlattı:
“Kız kardeşim de bize bir zarar gelmesin diye bu zamana kadar çekiyormuş. ‘Kardeşlerini öldürürüm, ailenden kimseyi bırakmam’ diye tehdit ediyormuş. Bize zarar gelmesin diye kendini feda etti. Polise ve savcılığa birçok kez şikâyet dilekçeleriyle başvurduk. Bu vatandaş en son bir kere geldi. Gece saat 02.00’de 10 kiloluk balyozla kapıyı kırmış. İçeride de annemlerin yattığı odanın kapısını kırmış. Tam çocuğunun kafasına indirirken, kız kardeşim tutmuş. Kapının önündeki doğalgaz borusunu ateşe vermiş.
Bu sonu tahmin edebiliyorduk ki, jandarmaya, polise, savcıya gittik. Evi yaktığı gece beni çağırdılar, gittim annem, kız kardeşim, çocuk perişan. Kimi ararsınız siz, polisi. 6 tane polis arkadaş geldi. Sağa baktılar, sola baktılar, bize baktılar, ‘Biz bir şey yapamayız, yarın gidin şikâyetçi olun’ dediler.  Sabah gittik, bu sefer polisler demez mi, ‘Siz nasıl şikâyetçi olmazsınız, adam evi yakmış, biz onu tutarız da, içeri atardık.’
Bundan sonra hiçbir şey beklemiyoruz. Bizi Ayşe Paşalı’nın davasındaki karar rahatlatır. O olayı duyunca ben çok rahatlamıştım. Aynı şeyin başıma geleceğini bilmiyordum. Ama bunu düşünebiliyorduk. Çünkü adam yapışkan, gitmiyor.”


AYŞE PAŞALI DAVASI
Ölümle tehdit edilmesine rağmen boşanması gerekçe gösterilerek koruma altına alınmayan Ayşe Paşalı, eski eşi İstikbal Yetkin tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü. Kadına yönelik şiddetin sembolü haline gelen Ayşe Paşalı davasında, sanık İstikbal Yetkin’e Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti.



DAHA ÖNCE İKİ KEZ DÖVÜP EVİ YAKMAYA KALKMIŞ
Tazegül ailesinin daha önce de defalarca karakolluk olduğu ortaya çıktı. İlk olay, jandarma bölgesi olan evlerinde, 2010’un ilk aylarında meydana geldi. Turgay Tazegül, oğlu Onur ile kayınbiraderi İmran Çiftçi tarafından dövülüp bıçaklandı. Jandarma ekipleri tarafından soruşturması yapılan olayın ardından bu kez 2010 yılının temmuz ayında bir kez daha eve gelen Turgay Tazegül’ün, Hülya ile oğlu Onur’u dövdüğü öğrenildi. Bu olayla ilgili de jandarma tarafından işlem yapıldı.
Turgay Tazegül 18 Mart 2011’de yine eşi ile oğlu Onur’un yaşadığı eve geldi. İddiaya göre oğlu ve eşini darp eden Turgay Tazegül evi kundaklamaya çalıştı. Sonra da kaçtı. Bu olaydan 3 gün sonra, 21 Mart’ta Hülya Tazegül, savcılığa giderek eşinden şikâyetçi oldu. Polis, Turgay Tazegül’ün ifadesini aldı.
İmran Çiftçi, Turgay Tazegül’ün boşanmak istemediğini ve ölüm tehditlerinden dolayı koruma talep ettiklerini, ancak verilmediğini söyledi. Polis yetkililerinden alınan bilgiye göre ise, savcılığa yapılmış bir koruma talebi yok.


KADIN ÖRGÜTLERİ SORUYOR
‘Devlet daha kaç katil yaratacak?’
“Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”, bir çocuk annesi Hülya Tazgül’ün boşanma davası açtığı ve ayrı yaşadığı eşi Turgay Tazegül tarafından sokak ortasında tabancayla vurularak öldürülmesine isyan etti.
Geçen yıl Temmuz ayında çeşitli kadın örgütlerinin bir araya gelerek oluşturduğu platformun sözcülerinden İlke Acar, “Kocası tarafından sürekli tehdit edilen Tazegül savcılığa ve polise durumu bildirdi ancak devlet yine hiçbir önlem almadı. Daha kaç kadın benzer sebeplerle, aynı yöntemlerle öldürülecek? Kaç kadın suç duyurusuna cevap alamadığı için katledilecek? Devlet daha kaç katil yaratacak?” diye sordu.

‘TAKİPÇİSİYİZ’
Türkiye’de günde öldürülen kadın sayısının geçen yıl itibariyle üçten beşe çıktığını hatırlatan platform üyeleri, henüz Meclis’te görüşülmemiş kadına yönelik şiddeti önlemek için değişiklikler öngören yasa tasarısının takipçisi olmaya devam edeceklerini belirtti.
Yasal düzenlemelerdeki eksiklikler ile halihazırdaki yasaların amacına uygun biçimde uygulanmamasının yeni cinayetlere zemin hazırladığını belirten Acar, “Başbakanlık ‘Kadına yönelik şiddete sıfır tolerans’ diyor ancak kadın cinayetlerindeki artış oranı bir arpa boyu yol gidilmediğini gösteriyor” dedi.
Acar ayrıca başta 30 Mayıs’ta görülecek Münevver Karabulut davası olmak üzere bütün kadın cinayetlerinin de takipçisi olacaklarını belirtti.


Haberin Kaynağı

57 yıllık karısını öldürüp intihar etti

Konya’da, 77 yaşındaki bir adam, 57 yıllık karısını başına havan demiriyle vurup öldürdükten sonra kendini astı. Karısı, çocukları olmadığı için kocasına kendi elleriyle bir kuma bulmuştu...

 

Konya’nın Doğanhisar ilçesinde yaşayan 77 yaşındaki Orhan Baydemir ile 57 yıllık eşi 72 yaşındaki Ayşe Baydemir kendi hallerinde insanlardı. Orhan Baydemir tarım emeklisiydi... Önceki akşam saat 20.00 sıralarında Baydemir’e borcu olan bir adam kapılarına geldi. Ancak adam, Orhan Baydemir’i tavana asılı buldu. Karısı ise başına aldığı darbeyle cansız yatıyordu.
Olay yerinde inceleme yapan polis, Ayşe Baydemir’in başına havan demiriyle vurulduğunu belirledi. Havan demirinde Orhan Baydemir’in parmak izine rastlandı. Tavanda asılı bulunan Orhan Baydemir’in vücudunda bıçak izleri de vardı.

Yapılan ilk incelemelere göre, Orhan Baydemir, henüz belirlenemeyen bir nedenle tartıştığı karısı Ayşe Baydemir’i başına havan demiriyle vurup öldürdükten sonra tavana bağladığı ipe kendisini asarak intihar etmişti. Baydemir önce vücuduna bıçakla zarar vermek istemiş, başaramayınca kendini iple tavana asmıştı...

Komşuları, sakin bildikleri çiftin ölüm şekline şaşırırken bir dram da ortaya çıktı. Ayşe Baydemir, evliliklerinin 18. yılında, çocuklarının olmaması üzerine kocasına bir kuma bulmuş, imam nikâhıyla evlendirmişti.  Ancak sonra Ayşe Baydemir de hamile kalıp bir erkek çocuk doğurmuştu. Uzun süre aynı evde yaşayan Asliye Bahar’dan dört, Ayşe Baydemir’den de bir çocuğu olmuştu Orhan Baydemir’in...  

13 yaşındaki çocuğa ‘üst düzey’ tecavüz

Amasya’da ilköğretim öğrencisi 13 yaşındaki bir çocuk, 2 yıl önce dayısının tecavüzüne uğradı, ardından komşuları tarafından aralarında valilikte görevli bir üst düzey bürokratın da olduğu adamlara pazarlandı. Olayla ilgili 9 kişi tutuklandı.


AMASYA, şehrin üst düzey bürokrat ve esnafının da adının karıştığı tecavüz olayıyla çalkalanıyor. İlköğretim 6’ncı sınıf öğrencisi 13 yaşındaki D.K.’nin, komşusu Irak vatandaşı Zinah A.F. tarafından erkeklere pazarlandığı iddia ediliyor. Olay, 21 Mart’ta yaşanan kavga üzerine ortaya çıktı. Zinah A.F., kızı evine çağırarak, 2 erkeğe pazarlamak istedi. Bu sırada Zinah’ın kocası A.F. eve geldi. Aldatıldığını düşünen A.F., bıçakla karısını ve bir erkeği yaraladı. Emniyetteki ifadelerden kıza fuhuş yaptırıldığı belirlendi.

‘50 liraya pazarladı’

D.K., polisteki ifadesinde fuhuşa zorlandığını belirterek, şunları söyledi: “Zinah beni 8-9 aydır erkeklerle para karşılığı birlikte olmaya ikna etti. Erkeklerden 50 lira alıyor, bana da bazen 20-30 lira veriyordu. Annem parayı sorduğunda Zinah’ın verdiğini söylüyordum. Zinah, erkekleri cep telefonundan arıyordu. Bulunurlarsa teşhis ederim.” Olay günü evde yakalanan iş adamları H.Ö. ve M.Ö., kızın yaşını 19 olarak bildiklerini iddia ettiler.

Bürokrat da tutuklu

Zinah A.F. de suçlamayı reddederek, “D.K. evime gelir giderdi. Bana tecavüze uğradığını anlatmıştı” dedi. 22 Mart’ta hâkim karşısına çıkan Zinah A.F., H.Ö. ve M.Ö. tutuklandı.Telefon kayıtlarından ulaşılan kişiler emniyete davet edilerek, kıza teşhis ettirildi. 14 Mayıs’ta 6 kişi daha tutuklandı. Yaşları 45-62 arasında değişen tutuklananlar arasında iş yeri sahipleri ile bir bürokrat da bulunuyor. Amasya Valiliği’nde yardımlardan sorumlu bürokrat B.I., Zinah ile D.K.’nin yardım için geldiklerini, yardım alamayınca kendisine iftira attıklarını öne sürdü.

Bağırdım ama kimse sesimi duymadı

D.K., 21 Mart’ta polise verdiği ifadede, iki yıl önce kendisine dayısı H.A.’nın tecavüz ettiğini ancak korktuğu için bunu kimseye söyleyemediğini anlattı. Kız ifadesinde şöyle dedi: “Bundan 1.5 ya da 2 yıl kadar önce annemler gezmeye gittiklerinde şu an askerlik görevini yapmakta olan dayım H.A. bana tecavüz etti. Bağırdım ama kimseye sesimi duyuramadım. Korktuğum için kimseye bir şey söylemedim.”

Ara sıra sigara getirirdi, şüphelenmedim

Anne ve babasının ihmali bulunduğu gerekçesiyle küçük kız koruma altına alındı. Anne-baba için görüşme yasağı konuldu.

AMASYA’da yaşayan baba D.K., olaylardan haberi olmadığını belirterek, “3 çocuğumuz var. D.K. en büyüğüdür. Şimdi görüşemiyoruz. Bana ara sıra sigara getirirdi. Ben hiçbir şeyden şüphelenmedim. Zaten benim geceleri bekçilik yaptığım okulda öğrenciydi. Şimdi okulunu da değiştirdiler” dedi. Anne Z.K. ise konuşmak istemedi.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

"Kürtajla bu bebeği alın, yoksa canıma kıyarım"

“Eşim tecavüz etti, hamile kaldım” diyen genç kadın kürtajla bebeği aldırmak istedi. Ancak İl Sağlık Müdürlüğü “Kocanın da izni şart” gerekçesiyle bu talebi reddetti. “Kürtajla bebeği alın yoksa canıma kıyarım” diyen kadına baro sahip çıktı

İzmir’in Çiğli İlçesi’nde oturan 2 yıllık evli S.B., eşinin 1 yıl boyunca kendisine şiddet uyguladığını ve bardakla yüzünden yaraladığını iddia ederek polise başvurdu. Hamile olduğu belirtilen genç kadın eşinin yanına gitmek istemeyince Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü devreye girdi. S.B.’yi devlet koruması altına alıp, sığınma evine yerleştirdi. Şiddet mağduru S.B., Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne dilekçe vererek eşinin tecavüzü sonrası hamile kaldığını belirtti. Genç kadın “Eşim bana tecavüz etti. Bebeği istemiyorum. Eşimde kürtaj yaptırmama razı olmadı. Bebeği doğurmak istemiyorum. Beni koruyan devlet bana kürtaj yaptırsın” dedi.
ACİL KARAR ŞARTI
Sosyal Hizmetler İlMüdürlüğü, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’ne acilen dilekçe yazarak, S.B.’nin, yasal yoldan kürtaj talebinin gerçekleştirilmesini istedi. Ayrıca dilekçede S.B.’nin bebeği düşürmek için ilkel yollar denediğini, bebeğin 9 haftalık olduğunu, yasalara göre alınması için 10 haftalık sürenin geçirilmemesini, bu nedenle kararın acilen verilmesi gerektiğine yer verildi. Sağlık Müdürlüğü, gönderdiği yazıda kadının karnındaki bebeğin alınması için 2827 Sayılı Kanun’a göre, eşinin imzasının gerektiğini, olmadığı takdirde de kürtajın gerçekleşemeyeceğini açıkladı. Bunun üzerine şok yaşayan S.B., Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne ikinci bir dilekçe vererek “Eğer kürtaj olmazsam, kendime ve bebeğe zarar veririm” diyerek intihar edeceğini yazdı. Şiddet gören kadının kendisine zarar vermemesi için kurumları harekete geçiren Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, İzmir Barosu İnsan Hakları Müdürlüğü’ne yazı yazarak hukuki görüş istedi. Avukat Devrim Cengiz’in hazırladığı raporda, genç kadının eşinin tecavüzüne uğradığı, şiddet gördüğü için TCK’nın 99/6.maddesi gereğince, cinsel saldırıyı gerçekleştiren eşinin rızası alınmadan, acilen kürtaj yapılabileceğini bildirdi. Cengiz ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin örnek kararları bulunduğunu da belirtti.

KARAR BUGÜN

S.B.’ye İzmir Barosu, Adli YardımSistemi’nden avukat atadı. S.B.’nin avukatı, kürtaj için geçtiğimiz perşembe günü mahkemeye başvurarak bebeğin yasal olarak alınabilmesi için 1 haftalık sürenin kaldığını, eşinin bebeğin alınmasına razı olmadığını, ama annenin kendisine zarar verebileceğini belirterek, tedbir amaçlı kürtajın yapılmasını talep etti. Mahkemenin bugün karar vermesi bekleniyor.
ÖZELDE YAPTIRABİLİRDİ
İzmir barosu avukatlarından Aykut Dikencik, tecavüz mağduru kadının devlet ve özel hastanelerde eşinin rızası alınmadan kürtaj yaptırma hakkı olduğunu belirtti. Dikencik, “2827 sayılı Nüfus Planlama Kanunu’na göre, gebeliğin sona erdirilmesi için eşinin imzası şarttır. Ancak, kadın tecavüze uğramış ve bunu belgelemiş ise eşinin imzası gerekmez. Kendi rızası ile gebelik sona erdirilir. Tecavüz yok, eşinin imzası da alınmadan gebeliği sona erdirilmiş ise eşi kürtajı isteyen anne ve doktor hakkında dava açmaya hak kazanır” dedi. ‘ (KAYNAK: HABERTÜRK)
Haberin linki

21 Nisan 2011 Perşembe

Bir günde iki kadın cinayeti


Türkiye’de kadın cinayetlerinin önüne geçilemiyor. İzmir ve Mersin’de dün iki kadın cinayete kurban gitti.

 İzmir’in Bayındır ilçesinde çiftçi H.Ö., platonik aşkı olan 2 çocuk annesi 19 yaşındaki Rabia Üzümovalı’yı av tüfeğiyle başından vurarak öldürdü. Saldırıdan sonra kaçan H.Ö., dün gece jandarma tarafından suç aleti tüfekle yakalandı. H.Ö.’nün sorgusunun sürdüğü, işlemlerinin ardından bugün Adliye’ye sevk edileceği bildirildi. 

Mersin’de de inşaat işçisi Yılmaz Taş, eşi Aysel Taş’ı boğazını keserek öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alındı. Yılmaz Taş, polise verdiği ifadesinde 15 yıllık evli olduğunu tedaviye rağmen çocuklarının olmadığını söyledi. Eşiyle bu konu hakkında tartıştıklarını söyleyen Taş, kontrolünü kaybedip eşini öldürdüğünü itiraf etti.

17 Nisan 2011 Pazar

Taciz ettikleri kızın evine molotof attılar

Samsun’da Levent Fatih B. (21) ile Murat K. (31), sözle tacizde ettikleri 17 yaşındaki E.I. adlı kızın ağabeyi Y.I. (23) ile kavga etti

Kavganın ardından 2 şüpheli taciz ettikleri kızın evine molotofkokteyli atarak yangın çıkardı. Gözaltına alınan şüpheliler, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Olay, İlkadım ilçesi Fevziçakmak Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, fırında çalışan Levent Fatih B. ve Murat K. yoldan geçen E.I. adlı kızı sözle taciz etti. E.I.’nın ağabeyi Y.I., şüphelilerle  kavga etti. Levent Fatih B. ve Murat K. bir cam şişenin içine benzin doldurarak molotofkokteyli hazırladı. 2 kişi, molotofkokteylini yakarak E.I.’nin evlerinin camından attıktan sonra kaçtı. Evde çıkan yangın büyümeden söndürüldü. Aile, 2 şüpheliden şikâyetçi oldu. Polis, 2 şüpheliyi “ev kundaklama, kasten yaralama, hakaret ve cinsel taciz” suçlarından yakalayarak gözaltına aldı.

Önce kemanı sonra cesedi bulundu


Başakşehir’deki evinden "keman kursuna gidiyorum" diye çıkan İlköğretim 8’inci sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Ecem’in cesedi bir uçurumun altında bulundu.

KEMAN KURSUNA GİTTİ AMA DÖNMEDİ

Öğrenildiğine göre Ecem önceki akşam okuldan evine geldikten sonra 23 Nisan hazırlıkları için keman kurusuna gitti ama eve dönmedi. Ecem’in eve dönmemesi üzerine baba Sadık ile anne Hatice Çokluk polise başvurdu. Evlerine dönerek kızlarından gelecek bir haber bekleyen Çokluk çiftine acı haber, Ecem’in arkadaşlarından geldi.

ÖNCE KEMANI BULUNDU SONRA

Kızlarının arkadaşlarından biri Ecem’in kemanının Şahintepe’deki kayalık alanda bulunduğunu bildirmesi üzerine üzerine kayalık alana giden aile kızlarının cesedi ile karşılaştı. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk incelemelerinin ardından Ecem’in cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. İddiaya göre sağlık ekiplerinin ilk incelemesinde, baş ve vücudunda şişlik ve yaralanmalar gözlendi.

16 Nisan 2011 Cumartesi

Tecavüzcüden garip savunma: Cinsel arzusu çoktu

Zonguldak’ta kız arkadaşı 17 yaşındaki Ş.G.’ye tecavüz ettiği iddiasıyla yargılanan sanık "Dikkat ettiğim husus, cinsel arzusu çoktu. Hep bu konulardan bahsediyordu" dedi.

Merkez ilçeye bağlı Göbü Köyü’nde kahvede çalışan T.T., 2008’de Zonguldak’tan köye anneannesinin yanına misafirliğe gelen Ş.G. ile tanıştı. Çıkmaya başlayan çift, iddiaya göre Ş.G.’nin Zonguldak’ta ailesiyle birlikte oturduğu evde ilişkiye girdi. 2009’un ağustos ayında askere giden T.T., 2010 yılı temmuz ayında izine geldiğinde kendisini aldattığı gerekçesiyle sevgilisinden ayrıldı. Geçen kasım ayında askerden dönen T.T., 2 ay sonra Ş.G.’nin kendisine tecavüz ettiği iddiasıyla polise başvurması üzerine gözaltına alındı.

Tutuklanan T.T. hakkında, ’Küçük yaşta kıza nitelikli cinsel istismar’ ve ’Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. T.T., Zonguldak 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen ilk duruşmada hakim karşısına çıktı. Tecavüz suçlamasını kabul etmeyen T.T., Ş.G. ile arkadaş olduklarını ve görüşmeye devam ettikçe birbirlerine ısındıklarını söyledi. Bu görüşmeler devam ederken Ş.G.’nin kendisini Zonguldak’a davet ettiğini anlatan T.T., şöyle konuştu:

"Buluştuğumuzda beni evde kimsenin olmadığını söyleyerek eve götürdü. Sonra kendi rızası ile ilişkiye girdik. Görüşmelerimizde dikkat ettiğim husus, cinsel arzusu çoktu. Hep bu konulardan bahsediyordu. Ama ben ona çok ısındım ve sevdim. İleride evlenmeyi bile düşünüyordum. Ona daha yakın olmak için Zonguldak’ta bir iş buldum. Askere gittim. İzne geldiğimde başka birisiyle görüştüğünü öğrendim ve ayrıldım. Sonra beni telefonla arayarak, ayrılmak istemediğini söyledi. Aksi halde bana zarar vereceğini söyleyerek tehdit etti."

Mahkeme heyeti, mağdur Ş.G.’nin ifadesinden önce yaşının 18’den küçük olması nedeniyle gizlilik kararı alarak salondakileri dışarıya çıkarttırdı. Ş.G.’nin, ifadesinde şikayetçi olduğunu söylediği belirtilirken, T.T.’nin tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, tanıkların dinlenmesi ve delillerin toplanması için duruşmayı erteledi.

DHA

14 Nisan 2011 Perşembe

Görev yerini terk edip, sevgilisini vurdu

Evli polis memuru, ayrılmak istediğini söylediği için kızıp evine gittiği sevgilisini beylik tabancasıyla boynundan vurdu.

İZMİR’in Bayraklı İlçesi’nde bir süre önce Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosundan Çamdibi Polis Karakolu’na gönderilen, oradan da geçici olarak Bornova Ak Parti ilçe binası önündeki nöbet noktasında görevlendirilen evli polis memuru Ahmet Akkuş (41), sabaha karşı sevgilisi D.K.’yle (26) telefonda tartıştı. Bir birahanede çalışan D.K.’nin iddiaya göre telefonda, “Senden ayrılacağım” demesi üzerine 05.00 sıralarında görev yerini terk eden Ahmet Akkuş sevgilisinin evine gitti. Akkuş, evdeki tartışma sırasında beylik tabancasıyla sevgilisini boynundan vurdu. 

Komşular ihbar etti

Silah seslerini duyan komşuların ihbarı üzerine eve gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan D.K.’nin sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Eve gelen meslektaşlarına teslim olan Ahmet Akkuş, sorgulanmak üzere Asayiş Şube Cinayet Büro Amirliği’ne götürüldü.

Hürriyet

12 Nisan 2011 Salı

Eski koca vahşeti

Boşandığı eşi ile tartışan kadın, eski kocası tarafından sokak ortasında 18 yerinden bıçaklandı. Kanlar içerisinde yere yığılan kadının ilk müdahalesini özel sağlık şirketinde ambulans şoförü olarak çalışan kızı yaptı.

Ağır yaralanan kadın hastanede yaşam mücadelesi verirken, kızı gözyaşları içerisinde yetkililere sitem etti. İlk müdahale ile annesini hayata döndüren Tuğba Ç., daha öncede birkaç kez kendilerine bıçakla saldıran babalarından korunmak için savcılığa dilekçe verdiklerini söyledi. Tuğba Ç. savcılığın kendilerine “herkese koruma verseydik. Türkiye’de koruma kalmazdı” yanıtını aldıklarını iddia etti.

Edinilen bilgiye göre, Ankara’nın Çankaya İlçesi’nde akşam saatlerinde meydana gelen olayda, Cevizlidere Caddesi 1927 sokak üzerinde oturan Behice Ç., ayrıldığı eşi Arap Ç. ile evinin önünde tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Arap Ç. yanında bulunan bıçağı eski eşi Behice Ç.’nin sırtına sapladı. Hızını alamayan Arap Ç. kanlar içerisinde yere yığılan Behice Ç.’yi 18 yerinden bıçaklayarak olay yerinden kaçtı. Bağrışmalar üzerine kapının önüne çıkan ve özel bir sağlık şirketinde ambulans şoförü olarak çalışan Behice Ç.’nin kızı Tuğba Ç., annesini kanlar içerisinde yerde yattığını görerek durumu sağlık ekiplerine haber verdi. Ambulansın olay yerine gelmesini beklemeyen Tuğba Ç. aşırı kan kaybeden annesinin ilk müdahalesini olay yerinde kendisi gerçekleştirdi.
İhbar üzerine kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri yapılan kontrollerin ardından ağır yaralanan Behice Ç.’yi ambulansla Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Ağır yaralanan ve ameliyata alınan Behice Ç.’nin durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenilirken, hastaneye akın eden Behice Ç.’nin yakınları sinir krizi geçirdi.

Eski eşi Behice Ç.’yi 18 yerinden bıçaklayarak kayıplara karışan Arap Ç. gece saatlerinde karakola giderek emniyet ekiplerine teslim oldu. İfadesi alınarak sağlık kontrolünden geçirilen Arap Ç. daha sonra Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

ANNESİNİN HAYATINI KURTARDI

Babasının ilk olayı olmadığını söyleyen ve hastanede gözyaşlarına boğulan Tuğba Ç., “Babamın bu birinci olayı değil. Daha önce dört kere daha yaralama olayı gerçekleştirdi. Benim elime de döner bıçağını vurmuştu. Beni sakat bıraktı. Annemle babamın boşanma davası vardı. Bundan dolayı hızını alamıyor. Bize saldırıyor” diye konuştu. Annesine ilk müdahaleyi kapının önünde kendisinin yaptığını söyleyen Tuğba Ç., “Annemin 18 tane bıçak yarası var. 18 kere bıçakladı ve annemi elinden alamadım” dedi.

Babasının daha önceden gerçekleştirdiği olaylar üzerine savcılığa ve karakola gittiğini belirten Tuğba Ç., “Daha önceden savcılığa gittim. Karakola gittim. Gereken bütün işlemleri yaptık. Kadın sığınma evleriyle de görüştük. Oraya da dilekçemizi verdik, ama savcılıktan talep ettiğimiz şekilde olmadı” diye konuştu.

DEVLET KORUMA VERMEDİ

Koruma talebinde bulunduklarını ve şiddet gördüklerini söylediklerini belirten Tuğba Ç., “Savcılığa dilekçemizde, bu adamdan şiddet görüyoruz. Bu birinci olay değil, ikinci olay değil. Cam kırdı. Bizlere hakaret etti. Anlatamadık derdimizi. Adamın o kadar çok olayı oldu ki anlatamıyorum. 18 kere bir kadını sokak ortasında bıçaklamak ne demek? Devlet yok bu Türkiye’de yok” dedi.

Babasının kendi elini kestiğinde bir saat sonra serbest bırakıldığını ve kendisinin hastanede olmasından dolayı 4 saat sonra dışarı çıkartıldığını belirten Tuğba Ç., “Daha önceki olaylarda da ifadesi alınıyor serbest bırakılıyor. Biz yardım istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ben yardım istiyorum. Yalvarıyorum artık” dedi.

Kadın ve kadın hakları olmadığını söyleyen Tuğba Ç., “Savcının yanına gittim. Koruma istedim. Bana dedi ki savcı, ‘Herkese koruma verseydik Türkiye’de koruma kalmazdı” dedi. Ben kaç defa istedim. Daha önce bir kadın öldürüldü. Aynı boşanma davasından dolayı. Bu birinci kadın değil, ikinci kadın değil. Benim annem ölüyor olabilirdi ve şuanda durumu da çok kritik. Allah belasını versin diyorum başka hiç bir şey demiyor. Hiçbir şeyi hak etmedi” diye konuştu.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ederken, Behice Ç’nin 3 çocuğu olduğu ve oğlunun vatani görevini yapmak üzere askere gittiği öğrenildi.

11 Nisan 2011 Pazartesi

Çiğdem tek kurşunla soldu


Çocuktu, gelindi, o gelinlik kefeni oldu... Dram başkentten. Eşinin işkence yaptığı 17 yaşındaki Çiğdem, kayınpeder silahından çıkan tek kurşunla can verdi. 'İntihar' dediler ama elinde barutu izi yoktu...

Erkek şiddetinin karanlık çetelesine bir çentik de Ankara'dan... 17 yaşında evlendirilen, 7 aylık evliliği boyunca eşi tarafından dövülüp vücudunda sigara söndürülen Çiğdem, kayınpederine ait silahtan çıkan kurşunun kalbine isabet etmesi sonucu can verdi. Gelin gittiği aile, 'intihar etti' dedi ama baba-oğul tutuklanmaktan kurtulamadı. gözler 13 Nisan'da yapılacak ilk duruşmada.

OLMAZ DEMEDİLER
Acılı aile Çiğdem'in hikayesini anlattı.  Ankaralı Nadir-Gülnamiye Çelik'in üç çocuklarından tek kızları Çiğdem liseyi bırakıp  gönlünü, aynı mahallede yaşayan Hüseyin Tekin'e (22) kaptırdı. Çiğdem'in yaşı küçük olmasına rağmen aileler çocuklarını evlendirmekte sakınca görmedi.

ANNE KARAKOLA ŞİKAYET ETTİ
Geçen haziranda nikah masasına oturan Çiğdem kendisine vaad edilen 'ayrı eve çıkmak' bir kenara Hüseyin'in kötü muamelesine maruz kaldı. Hüseyin, Çiğdem ailesiyle görüşmesin diye cep telefonunu kırdı. Eşinden gizli saklı annesini gören Çiğdem'in vücudundaki morluklar ve sigara yanıkları annesi Gülnamiye Çelik'in dikkatinden kaçmadı. Anne Çelik, karakola gidip durumu polise bildirdi. Araya akrabalar girdi, sözler verildi. Anne şikayetinden vazgeçtiyse de şiddet kesilmedi.

GELİN KIZINIZI GÖTÜRÜN
Yılbaşından bir gün önce Çiğdem'in annesini arayan Hüseyin 'Gelin kızınızı götürün' dedi. Çiğdem, adliyeye giderek kendisine şiddet uyguladığı gerekçesiyle boşanma davası açtı. Hüseyin boşanma işlemlerini konuşmak bahanesiyle Çiğdem'le buluştu. Barışması için yalvaran eşine son bir şans tanımaya karar veren Çiğdem gelin gittiği eve geri döndü.  13 Ocak'ta damat Hüseyin, Çelik ailesini defalarca arayıp 'Hepinizin kökünü kurutacağım' diye tehdit etti. O gece kayınpederi Muhittin Tekin'in ruhsatlı tabancasından çıkan kurşun, Çiğdem'in kalbini delip geçti. Genç kız, oracıkta can verdi.

7 Nisan 2011 Perşembe

Kadın öğretmene vahşet

Erzurum’un Pasinler ilçesinde Türkçe öğretmeni 23 yaşındaki A.K., görev yaptığı okuldan dün öğle saatlerinde evine giderken saldırıya uğradı. Başına taşla vurulan ve 20 yerinden bıçaklanan öğretmen yoğun bakımda...

Dün tam gün eğitim yapılan ilköğretim okulundan çıkan öğretmen A.K., evine doğru yürürken üç kişi oldukları tahmin edilen saldırganlar tarafından ağzı kapatılarak dar ve çıkmaz bir sokağa sürüklendi. Saldırganlar, öğretmen A.K.’yı 20 yerinden bıçakladıktan sonra başına taşla vurdular. Kanlar içinde kalmasına rağmen A.K. saldırganların elinden kurtularak 100 metre kadar uzaktaki anneannesi H.P.’nin evini gitti. Kapıyı açan anneanne, torununu kanlar içinde görünce bayıldı. Evde bulunanlar hemen durumu polise bildirirken, genç öğretmen de ambulansla Erzurum’a nakledildi.

Öğretmen A.K., Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesinde yoğun bakım altına alınırken; polis öğretmenin çantasını da alan saldırganların peşine düştü.

KPSS’nin iptal edilmesi üzerine Kaymakamlık oluru ile sözleşmeli öğretmen olarak görev yaparken saldırıya uğrayan A.K.’nın zorla götürüldüğü yerdeki kan izleri ve saldırganlara ait ip uçlarını toplamak için Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nden uzmanlar çalışma yaptı. Erzurum Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Asayiş Şube Cinayet Masası ekipleri, A.K.’nın öğrencilerini, mahalle halkını ve yakınlarını sorgulamaya başladı. Ekip otomobilleri ile mahalle ve sokakları dolaşan polis, saldırganları bulmak için çalışmaları sürdürüyor.

Kapıyı açtığında torunu A.’yı kanlar içinde gördüğü için büyük bir şok yaşadığını anlatan H.P., "Eli, yüzü, her tarafı kan içindeydi. ’Ne oldu, yavrum sana’ dedim. Sadece ’saldırıya uğradım’ diyebildi. Yüzünde ve başında kırıklar vardı. Sonrasında ikimizde bayılmışız. Gelinlerim A.’nın yüzünü yıkamış ve gelen ambulansla hastaneye götürmüşler. İnsanlık dışı olay. Hangi vicdansız bunu yapar? Torunumun kurtulması için dua ediyorum" diye konuştu.

Okul müdüründen kadın öğretmene darp iddiası!


Ankara'nın Nallıhan ilçesindeki bir köy okulunda görev yapan sözleşmeli öğretmen Mehtap Gökçe, okul müdürü E.B. tarafından darp edildiği iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Edinilen bilgiye göre, Nallıhan'a bağlı Osmanköy'deki ilköğretim okulunda sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan Mehtap Gökçe, okul müdürü E.B'nin kendisini sınıf içinde tokatladığını öne sürdü.

Olay sonrası hastaneye giderek 2 gün iş göremez raporu alan Gökçek, olayla ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bilgi vererek, köydeki jandarma karakoluna şikayetçi oldu.

Karakolda ifadesi alınan Gökçe, ''Öfkeli bir şekilde sınıfa girerek bana tokat attı ve bunu o anda teneffüste dışarıda bulunan öğrenciler camdan gördü'' dedi.

Daha önce de defalarca E.B'nin sözlü sataşmalarına maruz kaldığını iddia eden Gökçe, ''Bana 'senin öğretmenlik hayatını bitireceğim' gibi sözlerle tehdit ve hakaretlerde bulundu. Okul Müdürü E.B'den davacıyım. Hukuki mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim'' diye konuştu.

Nallıhan Milli Eğitim Müdürü Hakan Gönen ise olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirirken, E.B'nin bir süre önce Gökçe hakkında bir rapor hazırlayarak kendilerine sunduğunu, Gökçe'nin de olayla ilgili bir dilekçe vererek durumu bildirdiğini kaydetti.

Gönen, olayla ilgili inceleme başlatıldığı bilgisini verdi.

AA

Haberin Linki

‘Dışarıda kalma’ diye eve alıp tecavüz ettiler

Sosyal paylaşım sitesinde arkadaşlık kurduğu kişiyle görüşmek için Bursa’ya gelen B.A. (15) iddiaya göre arkadaşına ulaşamayınca bir parkta otururken, 3 kişi tarafından dışarıda kalma diyerek çağrıldığı evde tecavüze uğradı.

Genç kızı eve kapatan şüphelilerin, döverek yaklaşık 60 kişiye para karşılığı fuhuş yaptırdığı belirtildi. Nilüfer’de pazartesi gecesi kavga ihbarı alan polis, eve gittiğinde T.K. (33), kardeşi L.K. (28) ve arkadaşları B.K.’nın (30) birbirlerini tartakladıklarını gördü.
Polisler evde kilitli bir odada B.A.’yla karşılaştı. B.A.’nın 10 gün önce tanıştığı bir erkekle görüşmek için Balıkesir’den Bursa’ya geldiği belirlendi. Erkek arkadaşıyla buluşamayan B.A.’nın polise, “Parkta otururken T.K., kardeşi L.K. ve arkadaşları B.K., ‘Dışarıda kalma, kötülük yaparlar’ deyip beni evlerine götürdüler. Ertesi gün ise hepsi zorla benimle birlikte oldu. Başka erkeklerle para karşılığı ilişkiye zorladılar. Bir odaya kilitlediler. 9 gün içinde yaklaşık 60 kişi ile ilişkiye girdim” dediği öğrenildi.


Haberin Linki

4 Nisan 2011 Pazartesi

Yaşlı kadını dövüp, tecavüz etmişler

Olay, Cumartesi günü mahalle sakinlerinin 155'e ihbar etmesiyle ortaya çıktı. Eve gelen asayiş ekipleri tarafından yapılan inceleme sonucunda yatalak ve yaşlı olan kadının ağır şekilde darp edildiği belirlendi. 112 Acil Servis ambulansı ile Ödemiş Devlet Hastanesi'ne kaldırılan N.T'nin hastanede yapılan inceleme sonucunda tecavüz edildiği de anlaşıldı. 
Mahalle sakinleri tarafında yardım edilen N.T'nin beş yıl önce eşinin vefatından sonra yalnız yaşamaya başladığı ve mahalledeki vatandaşların yardımları ile hayatını sürdürebildiği öğrenildi. N.T'nin hayati tehlike nedeniyle İzmir Yeşilyurt Atatürk Eğitim Hastanesi'ne sevk edildiği ve durumunun ciddiyetini koruduğu belirlendi.

Ödemiş Emniyet Müdürlüğü asayiş ekipleri, tecavüz olayının kim ya da kimler tarafından kaç kişiyle yapıldığı hakkında inceleme başlattı.

İHA

Çocuklarıyla beraber karakola sığındı

Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Ali Dede Mahallesi'nde yaşayan 10 yıllık evli Cumali Ö. ile Derya Ö., bir yıl önce şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrı yaşamaya başladı. Gördüğü şiddetten kaçan Derya Ö., çocukları U.Ö (8) ile U.Ö. (10)'yü alıp evi terkettikten sonra eşi Cumali Ö. hakkında Aile Mahkemesi'ne başvurup boşanma davası açtı.

ÇOCUKLARINI DA DÖVDÜ

Eşinin boşanma davası açmasına sinirlenen Cumali Ö. çocuklarını görmek için eşinin oturduğu evi bastı. Cumali Ö., çocuklarıyla görüşmesine izin vermeyen eşini tekme, tokat dövmeye başladı. Cumali Ö., ağlayan çocuklarına da tokat atıp kaçtı. Kavga üzerine Derya Ö.'nün komşuları polise haber verdi. Derya Ö. ile iki oğlu polise sığınırken, eşi kaçtı. Polis, kaçan Cumali Ö.'yü her yerde arıyor. Derya Ö.'nün eşinden şikayetçi olduğu belirtildi.

HaberTürk

İzmir'de dehşet

İzmir’de, psikolojik rahatsızlığı olduğu ve bir süre hastanede tedavi gördüğü belirtilen madde bağımlısı Mesut U., 4 yıllık eşi Gülnara’yı boğazını keserek öldürdü.

KAPININ ÖNÜNDE BOĞAZINI KESTİ

4 yıllık evli, 28 yaşındaki Mesut U. ile 24 yaşındaki Azeri uyruklu eşi Gülnara U. bilinmeyen bir nedenden dolayı tartıştı. Tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Çıkan kavganın ardından biri 3, diğeri 1 yaşında olmak üzere iki çocuğu bulunan Gülnara U., evi terk etmek istedi. Madde bağımlısı Mesut U. da mutfaktan aldığı bıçakla karısının peşine düştü. Kapının önünde karısını yakalayan Mesut U., talihsiz kadının boğazını kesti. Genç kadın kanlar içerisinde yerde kalırken, zanlı koca, otomobiline binerek olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen 112 sağlık ekibi yaptığı incelemede, Gülnara U.’nun hayatını kaybettiğini belirledi.

OTOMOBİLİYLE KAÇTI OTOBÜSTE YAKALANDI!

Cinayet Büro Amirliği ekipleri psikolojik rahatsızlığı olduğu ve bir süre önce Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gördüğü belirtilen zanlı Mesut U.’yu yakalamak için çalışma başlattı. Olaydan sonra otomobiliyle kaçan cinayet zanlısı Mesut U.’nun, aracını Kula’da terk ederek Ankara’ya giden bir otobüse bindiğini tespit eden İzmir polisi, olayla ilgili Ankara polisiniilgilendirdi. Bunun üzerine harekete geçen başkent polisi, zanlıyı Ankara Terminal İşletmesi’nde yakaladı.

HaberTürk

Haberin linki

1 Nisan 2011 Cuma

"İtirafı samimiydi tecavüzcüyü serbest bıraktık"

Tekirdağ’da bir tecavüz sanığının “samimi itirafı” gerekçe gösterilerek serbest bırakıldığı iddia edildi.

Evrensel Gazetesi’nin haberine göre, olay şöyle:
Ağustos 2010’da 18 yaşındaki üniversite öğrencisi Ç.S., zanlı Ramazan D. tarafından alınkonarak götürüldüğü ablasının İstanbul’daki evinde tecavüze uğradı.

Ramazan D. babasını çağırdı. Baba C.D., genç kadına “Siz evlenin, biz okumana engel olmayacağız” teklifinde bulundu.
Ç.S. tecavüzcü ve babasına, “Beni eve götür, aileme haber vereyim, seninle evleneceğim” dedi. Ertesi gün Ramazan D. ve babası Ç.S.’yi evine bıraktı.

Tecavüz Raporda
Yaşadıklarını ailesine anlatan Ç.S., jandarmaya giderek Ramazan D., kız kardeşi G.D., babası C.D. ve ablası N.V.’den şikâyetçi oldu. Şikâyet üzerine 11 Ağustos’ta Ramazan D. ve ailesi gözaltına alındı. Genç kadın, muayene için Çorlu Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Muayene sonucunda “Tecavüze uğradığı, bekâretinin bozulduğu ve vücudunda darp izlerinin bulunduğu tespit edilmiştir” raporu verildi.
Jandarma sorgusunun ardından suça ortak olan aile bireyleri serbest bırakılırken, Ramazan D. adliyeye sevk edildi.
Zanlı, “Annesi benimle evlenmesini istiyordu. Kaçırdım ama onun da gönlü var gibiydi. Bana ‘sen kazmasın seninle işim olmaz’ dediği için sinirlendim ve tecavüz ettim. Evlenmek istiyordum” dedi.

Tutuklandı Ama...
Tecavüzcü mahkemede “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak bir ay sonra avukatların başvurusu üzerine sanık Ramazan D.’nin tahliye edildiği ortaya çıktı.
İstanbul, Çorlu, Saray mahkemeleri arasında gidip gelen dosyayı takip için adliyeye giden Ç.S.’nin teyzesi T.A., “Savcı bana ‘Serbest bırakıldı’ dedi. Nasıl olur da bırakırsınız diye sordum. Gayet rahat bir şekilde ‘Evlenmek için yapmış, suçunu itiraf etti, samimiydi, salıverdik’ dedi. Bu nasıl iş ben hâlâ anlamadım” diyerek şaşkınlığını anlattı.

Haberin Linki

Bir kadın cesedi daha bulundu!

İzmir'in Menderes ilçesinde, ormanlık alanda toprağa gömülü halde kadın cesedi bulundu.

Alınan bilgiye göre, Gümüldür beldesi Ovacık mevkisinde koyun otlatan çoban, toprak üzerinde çıkmış bir insana ait ayak parmaklarını görünce, gömülü halde bir ceset bulunduğu fark ederek durumu jandarmaya bildirdi.

Olay yerine gelen ekipler, savcılık talimatıyla cesedi gömülü olduğu yerden çıkardı.

20 yaşlarındaki bir kadına ait olduğu belirlenen cesedin, yaklaşık 1 ay önce gömüldüğü, çürümeye yüz tuttuğu ve boynunda bazı izlerin bulunduğu belirtildi.

Ceset otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Olayla ilgili soruşturmayı sürdüren jandarma, eşkale uygun kayıp başvurularıyla ilgili inceleme başlattı.

Haberin Linki

İmam nikahıyla evlendirilen 14 yaşındaki kız, intihara kalkıştı!


Çorum'un Sungurlu ilçesinde, başlık parası karşılığında istemediği birisiyle imam nikahıyla birlikte yaşamaya zorlandığı iddia edilen 14 yaşındaki kız çocuğu, ilaç içerek intihar girişiminde bulundu.

Şanlıurfa merkez ilçeye bağlı Büyükçömlekçi köyünde yaşayan G.D. (14), bir ay önce 2 bin lira ''başlık parası'' karşılığında, Sungurlu'nun Bahçelievler Mahallesi'nde oturan İsa S. (24) ile imam nikahıyla birlikte yaşamaya başlayan G.D, çok sayıda ilaç içerek intihara kalkıştı.

Sungurlu Devlet Hastanesine kaldırılan G.D'nin, doktorlara, başlık parası karşılığında istemediği biriyle evlendirilip buraya getirildiği için intihara kalkıştığını anlatması üzerine durum polise bildirildi.

Polis, Bahçelievler Mahallesi'nde oturan ve G.D. ile imam nikahıyla birlikte yaşadığı iddia edilen İsa S'yi gözaltına aldı. İsa S'nin ifadesinde, başlık parası karşılığında, G.D'yi babası ve annesiyle görüşerek alıp memleketine getirdiğini söylediği öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen İsa S, çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

G.D'nin, Çorum Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne teslim edildiği bildirildi.

31 Mart 2011 Perşembe

İstanbul'da tecavüz dehşeti

7 genç, 16 yaşındaki kızı eve kapatıp bir hafta boyunca tecavüz etti

Maltepe’de yaşları 17 ila 22 arasında değişen 7 genç, 16 yaşındaki N.G. adlı genç kızı bir eve kapatarak bir hafta boyunca tecavüz etti.
Bir arkadaşı tarafından çekilen çıplak resimleriyle şantaj yapılarak getirildiği evde defalarca tecavüze uğrayan genç kız, kaçıp ailesine sığındı.
Maltepe Emniyet Müdürlüğü, 7 tecavüzcüyü yakaladı.

Milliyet

Hem annesine, hem kızına tecavüz ettiler

Konya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, geçen yıl 26 Aralık’ta merkezi Selçuklu ilçesine bağlı Ardıçlı köyü yakınlarındaki dağlık alanda, vücudunun tamamı yanmış bir kadın cesedinin bulunması üzerine soruşturma başlattı.
Üzerinden kimlik çıkmayan kadının yakınlarından da kayıp müracaatı gelmedi. Kimlik bilgilerine ulaşmak isteyen cinayet dedektifleri, yanmış cesedin başına peruk takıp, makyaj yaparak vesikalık fotoğrafını çekti.
Olay yeri inceleme ekiplerinin yardımıyla kadının fotoğraftaki solgun yüzüne bilgisayarda renk verilip, kapalı gözlerin yerine göz ilave edildi. Daha sonra bu fotoğraf üzerinden tehdit, şiddet, hayat kadını ve 5 yıl içinde kadın kayıp başvuruları gibi poliste kaydı bulunan yaklaşık bin kadın üzerinde araştırma yapıldı.
PHOTOSHOP’TA ELDE EDİLEN FOTOĞRAF YOL GÖSTERİCİ OLDU
2008 yılında kocasından boşanmaya karar verdikten sonra evden ayrılan ve kayıp müracaatı yapıldıktan 4 ay sonra bulunan Fatma Yazan’ın (37) vesikalık fotoğrafıyla, bilgisayarda yapılan çalışmayla elde edilen fotoğrafın birbirine benzediği fark edildi.
Dedektifler, resmi kayıtlardan kadının en son oturduğu eve gitti.
Taşındığı belirlenen Yazan’ın çalıştığı kafeteryaya giden ekipler, cesedin ortalıklarda görünmeyen kadına ait olduğu fikri üzerine yoğunlaştı.
Fatma Yazan’ın birçok erkekle bağlantısı olduğunu ancak sürekli iki erkekle görüştüğünü tespit eden ekipler, söz konusu iki kişinin ceset bulunduktan 10 gün sonra kenti terk ettiğini belirledi.
Oluşturulan özel ekip, İzmir’deki Halil T. (32) ile Ankara’daki Ramazan A’yı (37) takibe aldı. Yapılan inceleme ve çalışmaların ardından aynı anda gözaltına alınan her iki zanlı da suçunu itiraf etti.
Zanlıların ifadelerinde, Fatma Yazan’ın birçok erkekle ilişkisi olduğu için bu durumu hazmedemediklerini, olay günü bir araçta ilişkiye girdikleri genç kadını daha sonra kemerle boğduklarını, ardından da benzin dökerek yaktıklarını söyledikleri öğrenildi.
Suçu birlikte gerçekleştiren her iki zanlının da genç kadını kemerle boğma işini birbirlerinin üzerlerine attıkları bildirildi.
Ayrıca olaydan sonra yakalanacakları günü beklediklerini vurgulayan zanlıların, yaşananlardan sonra gece uyuyamadıklarını, bu nedenle sürekli alkol alıp her şeyi unutmaya çalıştıklarını söyledikleri öğrenildi.
14 YAŞINDAKİ KIZ ÇOCUĞUNA DA TECAVÜZ ETTİKLERİ İDDİASI
Genç kadının 14 yaşındaki kızı N.E’nin de Halil T. ve Ramazan A’nın tecavüzüne, üvey babası Hasan Hüseyin E’nin (53) de tacizine uğradığı öne sürüldü.
Yakınlarından yardım isteyen ancak kimsenin kendisine kucak açmaması üzerine Halil T, ile birlikte yaşamak zorunda bırakılan N.E’nin birden ortadan kaybolan annesini sürekli zanlılara sorduğu ancak farklı yalanlarla oyalandığı öğrenildi.
Her iki zanlı ile üvey babasından şikayetçi olan N.E’nin Sosyal Hizmetlere bağlı bir yurda yerleştirildiği belirtildi.
Gözaltına alınan ve polisteki işlemleri tamamlanan zanlılardan eşinden boşanmış olan Halil T. ile evli ve iki çocuğu olan Ramazan A, "kasten ve hunharca adam öldürmek" ile "tecavüz" suçundan, Hasan Hüseyin E. ise "cinsel taciz" suçlamasıyla adliyeye sevk edildi.

Milliyet

28 Mart 2011 Pazartesi

Ayrı yaşadığı eşini öldürdü

Samsun’da 46 yaşındaki Hüseyin Köksal, 1.5 yıldır ayrı yaşadığı ve aralarındaki boşanma davası devam eden eşi 42 yaşındaki Asuman Köksal’ı, boğazını ekmek bıçağıyla keserek öldürdü. Polise teslim olan Hüseyin Köksal, "İlişkiye girdik. Bana ’Benim başkasıyla yattığımı biliyorsun hem de benimle birlikte oluyorsun. Sen ne şerefsiz adamsın’ deyince kendimi kaybettim" dedi.

Olay bugün merkez Canik İlçesi Yeşilova Mahallesi TOKİ binalarında meydana geldi. İddiaya göre lokantacılık yapan 4 çocuk babası Hüseyin Köksal, şiddetli geçimsizlik nedeniyle 20 yıllık eşi Asuman Köksal ile 1.5 yıl önce ayrı yaşamaya başladı. Bir süre sonra da Asuman Köksal, boşanma davası açtı.

Eşinden boşanmak istemeyen Hüseyin Köksal, bugün öğlen saatlerinde, boşanma davaları süren eşi Asuman Köksal’ın evine gitti. İddiaya göre bir süre sohbet eden çift cinsel ilişkiye girdi. Sonra çıkan tartışmada sinirlenen Hüseyin Köksal, eşi Asuman Köksal’ın boğazını ekmek bıçağıyla keserek öldürdü. Hüseyin Köksal, daha sonra polise teslim oldu.

Gözaltına alınan Hüseyin Köksal’ın, polise verdiği ifadesinde, "Asuman’ın evine gittim. Bir süre sohbet ettikten sonra cinsel ilişkiye girdik. İlişki sonrası bana, ’Benim başkasıyla yattığımı biliyorsun hem de benimle birlikte oluyorsun. Sen ne şerefsiz adamsın’ dedi. Bu sözler üzerine kendimi kaybettim. Mutfaktan aldığım bıçakla boğazını keserek öldürdüm" dediği öğrenildi. Hüseyin Köksal, sorgusunun tamamlanmasının ardından Adliye’ye sevk edilecek.

Radikal

15 yaşındaki kıza evlenme vaadiyle fuhuş

ADANA’da, 15 yaşındaki G.Y.’i evlenme vaadiyle kaçırıp pazarladıkları öne sürülen, aralarında evli çiftin de bulunduğu 7 şüpheli yakalandı.
İddiaya göre, 17 yaşındaki A.T., Yeşilyurt Mahallesi’nde oturan ve uzun süreden bu yana psikolojik tedavi gören G.Y.’yi evlenme vaadiyle kaçırdı. A.T., cinsel ilişkiye girdiği G.Y.’yi daha sonra N.B. ile Ö.B. çiftinin Namık Kemal Mahallesi’ndeki evine götürdü. G.Y., yaklaşık 1 ay boyunca alıkonularak erkeklere pazarlandı.
5 YIL ÖNCE DE TACİZ EDİLMİŞ
Üç çocuklu ailenin tek kızı olan G.Y., hazırlanan evrakla ailesine teslim edilmedi. G.Y., Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Çocuk Yurdu’na teslim edildi. G.Y.’nin, ikisi de bir hastanede temizlik işçisi olarak çalışan annesi 43 yaşındaki Emine Y. ile babası 46 yaşındaki Murat Y., kızlarının kaybolması üzerine 22 Şubat’ta savcılığa dilekçe verdi. Kızının 5 yıl önce yaşadığı başka bir taciz olayı nedeniyle psikolojik tedavi gördüğünü bildiren Murat Y., "Başından geçen olaydan sonra sokağa çıkamaz olmuştu. Bir yere gideceği zaman biz götürüp getiriyorduk. İlköğretim okulunu bitirdikten sonra da korkuları yüzünden okumak istemedi. Ayda bir kontrole gidiyor, sürekli ilaç kullanıyordu. Evi terk etmesi için bir neden yoktu" dedi.
Harekete geçen Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Ahlak Büro Amirliği ekipleri, kızı kaçıran A.T., kıza fuhuş yaptırılan evin sahibi olan N.B. ve Ö.B. çifti, bazıları kızla ilişkiye giren 28 yaşındaki E.S., 17 yaşındaki Y.Y., 16 yaşındaki A.S. ve 18 yaşındaki A.Ç.’yi gözaltına aldı. Aralarında evli çiftin de bulunduğu şüpheliler ’çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçlarından adliyeye sevk edildi.

Milliyet

Şikayet de yok, ceza da

Samsun’da eşiyle boşanma davası devam eden 26 yaşındaki S.A.’yı kendisiyle cinsel ilişkiye girmesi için tehdit ettiği, zorla anahtarını alarak evine girip dövdüğü suçlamasıyla tutuklu yargılanan 20 yaşındaki G.C., genç kadının şikayetinden vazgeçmesi üzerine beraat etti.
Merkez İlkadım İlçesi’nde, evli ve 1 çocuk babası, kaportacı G.C., iddiaya göre 2 ay önce eşiyle boşanma davası devam eden S.A.’nın yolunu kesti. S.A.’yı "Benimle birlikte olmazsan seni öldürürüm" diye tehdit ettiği ileri sürülen G.C., olumsuz yanıt alınca sokak ortasında döverek evinin anahtarını aldı. Korkuya kapılan S.A., kaçarak annesinin evine gittikten sonra polisi aradı. Şikayet üzerine gelen polisler, G.C.’yi evden çıkarken yakalayıp gözaltına aldı. Sevk edildiği nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.

Hakkında ’konut dokunulmazlığını ihlal, cinsel taciz, tehdit ve gasp’ suçlarından 16 yıla kadar hapis cezası istemiyle Samsun 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı.

Bugün ikinci kez hakim karşısına çıkan G.C., daha önceki ifadelerini tekrar ederek, "Biz zaten 1 yıldır birlikteydik. Kendisine zorla bir şey yapmadım. Raporda tespit edilen morluklar dayaktan değildir. Sevişirken olmuştur" diye konuştu.

İlk duruşmaya gelmeyen S.A. da ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını söyleyerek, "1 yıldır birlikteliğimiz vardı. Eşimle boşanma davamız vardı. Adliyeden çıkıp eve giderken ben anneme gitmek istedim. İzin vermeyince sokakta tartıştık. Beni dövmeye başladı. Tehdit ederek beni cinsel ilişkiye zorlamadı ve evimin anahtarını da zorla almadı. Onda zaten anahtar vardı. Yediğim dayağın öfkesiyle ondan o şekilde şikayetçi oldum. Ancak şimdi şikayetçi değilim" diye konuştu.
Mahkeme heyeti, genç kadının şikayetten vazgeçmesi üzerine sanığın beraatine karar verdi.
Milliyet

"Eski kocam beni öldürecek!"

Tanrıöver, boşandığı eşinin saldırısına maruz kaldığını ve ölüm tehditleri aldığını öne sürerek, “Ölmek istemiyorum, kurtarın beni. 8 kez savcılığa dilekçe verdim. Kimse kılını kıpırdatmıyor” dedi.

1993’te evlendiği eşi Bülent Erkan’dan, kumar tutkusu yüzünden geçen yıl boşanan 2 çocuk annesi Figen Tanrıöver (39), son bir yıl içinde sokakta defalarca saldırıya uğradığını, sürekli ölüm tehditleri aldığını belirterek şöyle konuştu:

“İşlek caddelerde ben bağırıyorum, hiç kimse kılını kıpırdatmıyor. Sürekli saldırıya uğruyorum. Saldırıp sokakta dövüyor, çantamı çalıp cüzdanımı gasp ediyor. Düşmüyor yakamdan. 8 kez ses kayıtları ile şikayetçi oldum. Beni tehdit ettiği ses kayıtlarının bulunduğu CD’lerle ispatlı. Eski eşim şimdi sabah-akşam karakola giderek imza veriyor. Buna rağmen hiç bir sonuç yok.

Haftada 2 saldırı

Karakola gittiğimde polislerin alaylı davranışlarıyla karşılaşıyorum. Son bir hafta içinde iki kez saldırıya uğradım. Sokakta araya girenler beni kurtardı. Daha önce de şemsiyeyle vura vura kafamı parçalandı. Amacı benimle zorla bir araya gelip, babamdan kalma evimi sattırıp parasıyla tefecilere olan kumar borçlarını kapatmak. Onun gözünde ben para makinesiyim.

‘Çok korkuyorum’

Açık açık ’Seni öldüreceğim’ diyor Kim kurtaracak beni? Benim de diğer kadınlar gibi ölmem mi gerekiyor? Diğerleri gibi gazetelerde televizyonlara ölüm haberlerim mi yayınlansın? O kadınlardan olmak istemiyorum.”

Milliyet

Düğün gecesi geline dayak

Bursa'nın İnegöl ilçesinde, düğün gecesi çıkan tartışmada damat tarafından dövülen gelin, hastaneye kaldırıldı. Kocası tarafından dövülen gelinin çekilen fotoğraflarında gözünde, elinde morluk oluştuğu ve gelinliğine de kan bulaştığı gözlemlendi. Kocasından şikâyetçi olmayan gelin ise tekrar dayak yediği eve götürüldü.
KAYINVALİDE TARTIŞMASI
İnegöl’de yapılan düğünün ardından, gece geç saatlerde evlerine giden gelin ve damat arasında, “kayınvalide tartışması” çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine damat tarafından darp edildiği ve yüzünde şişlikler oluştuğu öne sürülen gelin, ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı.

TEKRAR O EVE GÖTÜRÜLDÜ
Tedavisi tamamlanan gelin, eşinden şikayetçi olmayınca yakınları tarafından tekrar damadın yanına, evine götürüldü.

Sabah

25 Mart 2011 Cuma

Annesini öldürdü, 'Ne var bunda' dedi

''Cezasını kestim öldürdüm ne var bunda. Niye pişman olayım...''

Ölen dedesinin emekli maaşından kendisine para vermediği için annesini öldürdüğü ileri sürülen Keskin, basın mensuplarının soruları üzerine, “Cezasını kestim öldürdüm ne var bunda. Niye pişman olayım" dedi.

Maltepe Başıbüyük Mahallesi Fikir Çıkmazı sokak'taki gecekonduda yalnız yaşayan 43 yaşındaki Fatma Kabataş'ın cesedi bu ayın 22'sinde bulunmuştu. Kabataş’ın cesediri yaklaşık 25 gündür kendisinden haber alamayınca eve giren evsahibi buldu. Ev sahibinin haber vermesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri yaptıkları ilk incelemede yorgana sarılı halde ölü olarak bulunan Karataş'ın vücudunda darp izleri ve boğazında kesiklere rastladı.

Üniversiteli Gamze başında vurularak öldürüldü

AYDIN’ın Karacasu İlçesi’nde, üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Gamze Gürgen, başından tek kurşunla vurularak öldürüldü. Olay yerindeki boğuşma izlerinden Gamze’nin, tecavüzden kurtulmak için direndiği sanılıyor.

Karacasu’daki Adnan Menderes Üniversitesi’ne bağlı Memnune İnci Meslek Yüksekokulu Dış Ticaret Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Gamze Gürgen, bir arkadaşını ziyaret için 4 gün önce gittiği Kütahya’dan dün saat 23.00 sıralarında döndü. Otobüsten indiğini öğrenmelerine rağmen Gürgen’in eve gelmemesi, telefonlarına da cevap vermemesi üzerine arkadaşları endişelenip, durumu jandarmaya bildirdi.  

Bunun üzerine harekete geçen jandarma, bölgede yaptığı aramalar sonucu Geyve Beldesi yakınlarındaki ağaçlık alanda Gürgen’in cesedini buldu. Olay yerindeki boğuşma izlerinden tecavüze direndiği sanılan genç kızın, başından tek kurşunla vurulduğu belirlendi. Jandarmanın incelemeye aldığı genç kızın telefonunda, olaydan kısa bir süre önce erkek arkadaşına, ’Bir ailenin arabasına bindim. Eve doğru gidiyorum’ diye mesaj gönderdiği ortaya çıktı. Aslen Çorumlu olan Gamze’nin, ayrı yaşadıkları öğrenilen babasının ABD’de, annesinin ise İzmir’de olduğu belirtildi.

Gamze Gürgen’in cesedi, jandarma ve savcının incelemesinin ardından Karacasu Devlet Hastanesi Morgu’na kaldırıldı. Jandarma, genç kızın tek kişi olduğu sanılan katilinin yakalanması için bölgede çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Şevket ALTINAYAR/KARACASU (Aydın), (DHA)
Hürriyet

23 Mart 2011 Çarşamba

Konya'da vahşet

Olay, merkez Meram ilçesi Arif Bilge Mahallesi Pamukçuk Sokak No: 26'da meydana gelmişti. Dün 1 çocuk annesi Havva Nur Ç.'nin (19) önce torbaya ardından kefene sarılmış cesedini annesi Sultan Özçelik bulmuştu. Cenazesi Konya Numune Hastanesi morguna kaldırılan genç kadının, yapılan otopsi sonucu boğularak öldürüldüğü ortaya çıktı.

Cinayetin kesinlik kazanmasının ardından Konya Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri özel bir ekip kurarak araştırmalara başladı. Genç kadının yakınlarıyla görüşen polis, 2 gündür ortalarda görünmeyen ve bir türlü görüşme sağlanamayan kocası Y.Ç.'den şüphelenirken, bir oğlu olan kadının 20 gün önce olayın yaşandığı eve taşındığı öğrenildi.

"KIZIMIN TELEFONUNDAN MESAJ GELİNCE EVE GELDİM"

Anne Sultan Özçelik, kızının pazar günü torununu kendisine bıraktığını anlatarak, "Kızım dün bana kendi telefonundan mesaj atarak, 'İstanbul'a gidiyorum evi terk ettim' yazmış. Bunun üzerine kızımın yaşadığı eve geldim ve cesediyle karşılaştım. Kocasıyla sürekli kavga ediyordu" dediği öğrenildi.

20 gün önce taşındıkları evde sürekli tartıştıkları öğrenen çiftin kavgalarına komşularının şahit oldukları ortaya çıktı. Komşuları, kadının öldüğünü duyunca sürekli kavga etmelerinden dolayı kocasını suçladı.

Sabah

Dayakçı kocaya 5 yıl hapis


Yargıtay, Konya'da alkollüyken sürekli eşini döven bir kocayla ilgili mahkemenin verdiği 1 yıl hapis cezasına temyizinde "kasten yaralamadan 5 yıla kadar hapis verilebilir" hükmüne vardı.

Konya'nın Sarayönü Sulh Ceza Mahkemesi'nin gündemine gelen davada, alkollüyken eşini döven Mehmet adlı kişi hakkında "aile bireylerine kötü muamele" suçlamasıyla dava açıldı. Yargılama sonrasında Mehmet'in karısına uyguladığı şiddet, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "kötü muamele" başlığını içeren 232'nci maddesi kapsamında değerlendirildi. Söz konusu maddede, "Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmüne yer veriliyor.

Hapis cezasına itiraz gelince, dosya Yargıtay'ın gündemine taşındı. Temyiz talebini kabul eden Yargıtay 4'üncü Ceza Dairesi ise hüküm kurulan TCK'nın ilgili maddesinin aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunma, yaralama, tehdit, sövme gibi suçların dışında ayrıca, çıplak gezdirme aç bırakma, sürekli alay etme ve korkutma gibi merhamet ve şefkatle bağdaşmayan eylemleri kapsadığına dikkat çekti. Yargıtay, karısına alkollüyken şiddet uygulayanların suçunun şefkatle bağdaşmayan eylemler dışına çıkartarak sanığın alkollü olarak nedensiz yere eşi olan mağdureye vurmasını "kasten yaralama" suçu olarak değerlendirdi. Kasten yaralama suçu da iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmediyor.

Sabah


20 Mart 2011 Pazar

Hapisten çıktı, eşini ve oğlunu katletti

Ankara’da, iki yıl önce eşini bıçaklayan ve 10 ay cezaevinde yatan Hasan Çetin, tahliye olduktan sonra boşandığı eşi Selime Bölükbaşı ile barışmak için önceki gece, Mamak, Akşemsettin Mahallesi’nde, eski eşi ve iki oğlunun oturduğu eve gitti.

Eski eşi ve oğulları Emre (13) ve Hüseyin’le (15) tartışan Hasan yanında bulunan tabanca ile aile fertlerini tehdit etti. Bölükbaşı, çocuklarını da yanına alarak yatak odasına kaçarak kapıyı kapattı. Kapıyı kırarak içeri giren Hasan Çetin, önce boşandığı eşi Selime Bölükbaşı’nı daha sonrada çocukları Emre ve Hüseyin Çetin’i vurdu. Hasan Çetin, kanlar içerisinde yatan ailesinin gözü önünde aynı tabancayla kafasına kurşun sıkarak intihar etti.

Bir oğlu ağır yaralı

Çiftin yaralı kurtulan küçük oğlu Emre Çetin polisten yardım istedi. Polis, dairenin kapısını kırarak içeri girdi. Selime Bölükbaşı ve küçük oğlu Emre hastanede hayatını kaybetti. Ağır yaralanan Hüseyin Çetin tedaviye alındı. Komşular, polise verdiği ifadede, Hasan Çetin’in, sürekli eşini dövdüğünü, 10 yerinden bıçakladığı için tutuklandığını, bu arada boşandıklarını belirterek, “Cezaevinde çıktıktan sonra sürekli evin etrafında dolanıp ailesini tehdit ediyordu. Selime’nin daha bıçak yaraları yeni iyileşmişti” dediler.

Fevzi KIZILKOYUN / DHA

17 Mart 2011 Perşembe

Eşini öldürdü, intihar etmek istedi

Bayrampaşa’da, Hüseyin Kamay kendisine boşanma davası açan 13 yıllık eşi Serpil Kamay’ı çalıştığı işyerinde öldürdü. Taksici Hüseyin Kamay, cinayetten sonra gittiği evinde 4 saat sonra kafasına ateş ederek intihara teşebbüs etti.

Bir çocuk annesi Serpil Kamay, Seyrantepe’deki evlerinden ayrılarak ailesinin yanına yerleşti. Hüseyin Kamay, boşanmaması için tehdit etmeye başlayınca 33 yaşındaki Serpil Kamay, Bayrampaşa’da oturan teyzesinin yanına taşındı.

İŞYERİNDE KAFASINA İKİ KURŞUN

Oğlu Samet’i ilköğretim 3’üncü sınıfında okutan Serpil Kamay boşanma davasına bakan avukatına ödeyeceği parayı biriktirmek için Bayrampaşa, Kocatepe Mahallesi, 24. Sokak, 44 numarada bulunan tekstil atölyesinde makineci olarak işe girdi. Hüseyin Kamay, iz sürerek eşinin çalıştığı yeri belirledi ve bugün saat 08.30’da atölyenin bulunduğu yere geldi.

Eşinin atölyeye girdiğini gören Hüseyin Kamay arkadan iki el ateş etti. Bu arada işyeri sahibi Mehmet Güven araya girerek Hüseyin Kamay’ı durdurmak istedi. Hüseyin Kamay da bunun üzerine "Aradan çekil yoksa seni de vururum" dedi. Mehmet Güven kenara çekilmek zorunda kaldı. Hüseyin Kamay makinelerin arkasına saklanan eşine iki kurşun daha sıktı. Hüseyin Kamay daha sonra hızla olay yerinden kaçtı.

Başından aldığı 2 kurşunla ağır yaralanan Serpil Kamay olay yerinde yaşamını yitirdi. Hüseyin Kamay’ı yakalamak için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne bağlı dedektifler harekete geçti. Serpil Kamay’ın cesedi polis ve nöbetçi savcının incelemesinin ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Polis çevredeki güvenlik kameralarını ise incelemeye aldı.

Akrabasıyla evlendirilmek istenen Ayşe ölümü seçti

Zorla akrabasıyla evlendirilmek istendiği, karşı çıktığı için de ağabeylerinden şiddet gördüğü iddia edilen 16 yaşındaki Ayşe kendini astı.

URFA’da meydana gelen acı olay iddialara göre şöyle gelişti: Akrabasıyla evlendirilmeye zorlanan 16 yaşındaki Ayşe K. anne ve babasına defalarca bu evliliği istemediğini söyledi. Anne ve babası tarafından sürekli evlendirilmek için baskı gören genç kız, geçen hafta sonu aile içinde yapılan bir törenle nişanlandı. Sevmediği kişiyle evlenmeyi istemediğini nişandan sonra da söylemeye devam eden Ayşe, bu yüzden sık
sık ailesiyle tartışma yaşadı. Genç kız, en son olarak ağabeyi ile bu konuda tartıştı. Çıkan tartışma sırasında ağabeyinden şiddet de gören Ayşe, iyice bunalıma girdi. Aile fertlerinin evden ayrıldığı bir sırada, Ayşe, buzdolabı kapısının lastiklerini boynuna geçirip kendisini merdiven boşluğuna astı. Komşu çocukları tarafından asılı bulunan Ayşe için polis ve 112 sağlık ekiplerine haber verildi. Olay yerine gelen sağlık ekibi genç kızın öldüğünü belirledi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haberin linki